Tüketici Mahkemesinde Harç Muafiyeti: Tüketici Davacı da Davalı da Olsa Muaftır
Tüketici mahkemelerinde harç muafiyeti çok sık yanlış uygulanır. Kural nettir: muafiyet tüketicinin sıfatına bağlıdır, davadaki konumuna değil. Tüketici ister davacı ister davalı olsun harçtan muaftır.
Yasal dayanak
6502 sayılı Kanun m.73/2 uyarınca tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlık tarafından açılan davalar yargı harcından muaftır. Yargıtay uygulamasında (ör. 3. HD kararları) tüketici, davada ister davacı ister davalı olsun harçtan muaf tutulur; tüketici aleyhine harca hükmedilmesi bozma nedenidir.
Tüketici sıfatı kimde?
- Davayı çoğunlukla tüketici açtığı için varsayılan davacı yönündedir.
- Ancak satıcı/sağlayıcının davacı olduğu ve tüketicinin davalı konumunda bulunduğu dosyalarda muafiyet yine tüketiciye aittir; bu durumda "davalı" seçilmelidir.
Seçilen tüketici taraf otomatik olarak harçtan muaf kabul edilir.
Muafiyet yalnızca harcı etkiler
Bu en kritik nokta: Tüketici muafiyeti sadece yargı harcına ilişkindir. Tüketici davada haksız çıksa bile harçtan sorumlu olmaz; ancak:
- Vekalet ücreti sorumluluğu devam eder.
- Karşı tarafın yaptığı yargılama giderlerinden sorumluluğu devam eder.
Bu nedenle tüketici taraf için harç tahsil cümlesi "tahsiline yer olmadığına" şeklinde kurulurken, vekalet ve gider kalemleri normal karar sonucuna göre hesaplanmaya devam eder.
Çalışılmış örnek
Tüketici mahkemesinde davalısı tüketici olan bir davada kısmen kabul kararı verildi:
- Davalı tüketici kısmen haksız çıksa dahi, alınması gereken karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline yer olmadığına hükmedilir.
- Vekalet ücreti ve yargılama gideri ise kabul-ret oranına göre normal şekilde paylaştırılır.
Yani harç kalemi tüketici lehine susturulur, diğer kalemler işlemeye devam eder.
Tüketici muafiyeti harç kalemini kaldırır ama davanın mali sonucunu tamamen ortadan kaldırmaz. Vekalet ve gider için ayrı hesap yapmayı unutmayın.